Gözden kaçan 2 mühim beyin dostu

0

Beyni beslemeyi de belleği desteklemeyi de sadece yeme içme ile ilgili bir iş gibi düşünmemeliyiz. Beynin en büyük besinlerinin de B12 vitamini, omega-3 yağları veya demir takviyeleri değil, huzur ve sakinlik olduğunu bilmeliyiz.

Beynin ve belleğin diğer mühim dostları daha pozitif düşüncelere sahip olmak, olup bitenlere iyimser bakabilmek, hatalardan ders alıp, değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabul edebilmektir.

Beynin diğer bir mühim besini ise düzenli egzersizdir. Yaşımız ne olursa olsun sloganımız; “ne kadar çok huzur ve hareket o kadar güçlü bir beyin ve bellek” olmalı. Atalarımız boşuna dememiş: “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” Ne yiyip içeceğimiz bunlardan sonra gelir.

Balık tüketirken nelere dikkat edelim?

◊ Balığın omega-3 üretmesi için bol bol yosun ve omega-3 yüklü bir deniz canlısını yemesi gerekir. Bu nedenle çiftlik balıklarındaki omega-3 eksiği yerine koymada yeterli olmaz. Temiz ve doğal ortamda büyümüş ve yaşamış doğal deniz ürünleri yiyerek gelişmiş yağı balıkları tercih edin.
◊ Balık ne kadar soğuk bir suda (deniz, ırmak, göl ) büyümüş ise onu soğuktan koruyan antifiriz maddesi omega-3 yağlarından o kadar çok üretir. Soğuk sularda yaşamış yağlı balıklara öncelik verin.
◊ Balığı una bulayıp kızartırsanız içindeki omega 3 azalır, o balık yemeği zararlı bir omega-6 ve trans yağ bombası haline gelir. Izgara veya buharda pişen balıkları tercih edin.
◊ Konserve balıkların (ton balığı) da balık ihtiyacınızı karşılamada işe yaradığını unutmayın. Özellikle “atıştırmalık” veya “ ara öğün” tercihlerinizde protein ihtiyacınız için konserve balık olasılığını değerlendirin.

5 mühim bellek düşmanı

Bellek gücünün azalması herkesi, ama en çok da yaşlıları endişelendirir. Doğal yaşlanmanın beyin fonksiyonlarına ilk etkisinin de bellek zayıflaması olduğu kesindir. Ama yine de basit bazı ‘bellek zayıflatıcı’ sebeplerin etkilerini de azımsamamak gerekir.
1- Kan şekerinizin oynaması: Kan şekerinin yüksekliği de, düşüklüğü de belleği olumsuz etkiler.
2- Vitaminlerinizin azalması: B12 vitamini belleğinizin sütüdür. D vitamini ise bellek dostudur. Unutmayın, ideali D vitamininizi 50-70, B12 vitamininizi 500-800 aralığında tutmanızdır. B1 ve B6 vitaminleri ile folik asit de bellek için elzem vitaminlerdir. Bunların herhangi birindeki azalma belleği olumsuz etkiler.
3- Mineral noksanlığı: Belleği etkileyen en önemli mineral demirdir. Demir rakamınızı da, ferritin değerinizi de 50’nin üzerinde tutmaya dikkat edin. Magnezyum eksikliklerine düşmemeye de dikkat edin.
4- Yağlarınızın dengesizliği: Belleği etkileyen en önemli yağlar, omega-3 ve omega-6’dır. En önemlisi de DHA’nın azalmasıdır. Beyin ve sinir sistemi DHA’nın azlığı veya kaybına dayanamaz.
5- Hormonlarınızın azlığı: Hormon orkestrasının şefi tiroittir. Tiroit hormonu beynin yapısını da, metabolik süreçlerini etkileyen enzimlerini de doğrudan etkiler. Böbrek üstü bezlerden salgılanan kortizol da bellek fonksiyonlarını etkileyebiliyor. Azlığı da yokluğu da sorun olabiliyor.

5 soruda bellek sınavı

İlgili:  Soner Yalçın: Son 6 ayda “inşallah delirmem” dedim

Yoğun zihinsel faaliyet belleği bozar mı?

Zihinsel etkinliklerinizi ne kadar yoğunlaştırırsanız yoğunlaştırın beyniniz bundan olumsuz yönde etkilenmez, tersine hoşlanır. Daha çok ve sık okuyup yeni şeyler öğrenen, bellek deposuna sık, farklı ve yeni bilgi ekleyenlerde bunama ihtimali azalır.

Depresyon bunama yapar mı?

Bunama sürecine giren birinde hafif ya da orta derecedeki bir depresyon bile süreci hızlandırabilir. Ayrıca endişe ve korku halinin belleği etkileyebileceği bilgisi de doğrudur. Ama burada da bir sebep olmaktan ziyade tetikleyici olduğunu düşünebiliriz.

Stresin bellek bozan bir etkisi var mı?

İş, eş kaybı, göçler, kazalar, savaşlar, zorunlu taşınmalar, boşanmalar ve benzeri streslerin bellek kaybını tetikleyebileceği biliniyor. Ama burada stres bunamanın nedeni değil, “çoktan başlamış bir bunama sürecini fark edilir hale getiren” bir tetikçi gibi düşünülüyor.
Etken olarak da kortizolun artışı gösteriliyor.

Genetik bir eğilim olabilir mi?

Bellek kaybında genetik faktörlerin de etkisi var ama Alzheimer vakalarının sadece küçük bir bölümünde kalıtımsallık söz konusu. Bunlar da “çok erken yaşlarda” başlayan vakalar. Apolipoprotein E geninin belirli bir türüne sahip olanlarda Alzheimer riski daha yüksek. Bu gen, bellek açısından önemli. Bu gende beynin görevlerini hakkıyla yapabilmesi için önemli olan bir proteinin üretimini sağlayan mühim bilgiler var.

Yalnızlık belleği nasıl etkiler?

“İşleyen demir ışıldar” deyimi biraz da beyin için söylenmiş gibidir ve bunun tam tersi de doğrudur: “İşlemeyen beyin paslanır!..” Etrafıyla ilgisini kesen, sosyal bağlarını azaltan, öğrenme faaliyetlerini kısıtlayan, dünyada olup bitenlere ilgisiz ve kayıtsız kalan, beynini yeni ve farklı görüş ve bilgilere açmayan kişilerde bellek problemleri birdenbire hızlanabilir.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Share.

Comments are closed.